<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Reem Nöropsikiyatri Merkezi - TMS, TMU, Depresyon, Panik Atak, Bipolar Bozukluk, Transkranial Manyetik Stimülasyon, Manyetik Uyarım &#187; TMS</title>
	<atom:link href="https://www.tms-tmu.com/tag/tms/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.tms-tmu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Sep 2018 10:38:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.1.41</generator>
	<item>
		<title>Felç ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/felc-ve-tms-tmu.html</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/felc-ve-tms-tmu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 19:55:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Felç Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Felç Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Felç ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[Felçi Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Manyetik Uyarılar]]></category>
		<category><![CDATA[SPECT]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Seansları]]></category>
		<category><![CDATA[Transkranial Manyetik Stimülasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?p=701</guid>
		<description><![CDATA[İnme yani felç hastalığı, beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda meydana gelmektedir. İnme, dünyada kalp hastalığı ve kanserden sonra gelen en önemli ölüm nedenlerinden bir tanesi. ABD’de dakikada ortalama bir kişi inme geçiriyor; üç dakikada bir kişi de inme nedeniyle yaşamını yitiriyor. [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="../wp-content/uploads/2011/05/paralysis.jpg"><img class="alignleft" title="paralysis" src="../wp-content/uploads/2011/05/paralysis-300x238.jpg" alt="" width="233" height="185" /></a>İnme </strong>yani <strong>felç hastalığı</strong>, beyne<strong> kan akımını </strong>sağlayan  damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden  kan  akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda meydana   gelmektedir.</p>
<p><strong>İnme</strong>, dünyada <strong>kalp hastalığı </strong>ve <strong>kanser</strong>den sonra gelen en önemli ölüm  nedenlerinden bir tanesi. <strong>ABD</strong>’de dakikada ortalama bir kişi <strong>inme </strong>geçiriyor; üç dakikada bir kişi de inme nedeniyle yaşamını yitiriyor. <strong> Erişkin </strong>nüfusta en önemli <strong>sakatlık</strong>, <strong>beyin damar hastalığı</strong> nedeni ile  oluşmaktadır.</p>
<p>İnme beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden  tıkanmasıyla birlikte, beyne giden <strong>kan akımı</strong>nın gidişinin yavaşlaması ya  da durması sonucunda meydana geliyor. Ayrıca<strong> beyin damarları</strong>ndan  birinin ani şekilde yırtılarak, <strong>kanın beyin dokusu</strong> içine akması sonucu  da oluşabiliyor ve buna halk arasında <strong>beyin kanaması</strong> deniyor.</p>
<p><strong>İnme tedavisi</strong> ile ilgili en önemli husus, ilk <strong>3 saat</strong> içinde hastaneye  başvuran hastalara, <strong>hastanın klinik tablosu</strong> ve<strong> tıbbi durumu</strong> uygunsa  damar açıcı tedavinin yapılabilir olması. Bu tedavinin mutlaka  uygun  koşulları sağlayabilen merkezlerde ve eğitimli bir inme ekibinin   kontrolünde yapılması gerekiyor. Hastaların ve yakınlarının inme   belirtilerini tanıyabilme ve böyle bir durumda hiç vakit kaybetmeden   uygun bir <strong>tedavi </strong>kurumuna ulaşabilmeleri, <strong>damar açıcı tedavi </strong>şansını  kullanabilmeleri açısından belirleyici öneme sahip.</p>
<p>İşte felçli hastalara ilk<strong> (akut) </strong>dönem tedavisinden sonra  uygulanacak<strong> transkranial manyetik stimülasyonun(TMS)</strong>,  tedavi de ve  dolayısıyla iyileşmede çok önemli gelişmeler gösterdiği  tesbit  edilmiştir. Özellikle tıbbi teknolojinin ileri düzeyde olduğu  ülkelerde <strong> TMS</strong>’nin büyük önem kazandığı ve gitgide yaygınlaştığı görülmektedir. Bir  çok araştırma merkezinde felçli hastalara <strong>TMS </strong>uygulanarak ve sahte akım  verilerek uygulanan çiftli çalışmalarda, <strong>TMS tedavisi</strong> alan grubların  diğerlerine göre çok daha hızlı ve tatminkar düzelmeler gösterdiği  isbatlanmıştır. <strong>TMS </strong>tedavisi  alan hastalarda felçli olan beden kısmında  şaşırtıcı bir şekilde  düzelmeler olmakta, hastaların konuşma ve dil  becerileri artmakta,  zihinsel yetenekleri yükselmektedir.<a href="../wp-content/uploads/2011/05/felc-300x200.jpg"><img class="alignright" title="felc" src="../wp-content/uploads/2011/05/felc-300x200.jpg" alt="" width="279" height="186" /></a></p>
<p>Tıkalı olan damar bölgesine olan <strong>TMS </strong>uygulamasının, tedavi edici çok  büyük özellikler gösterdiği <strong>SPECT</strong> yöntemi ile de isbatlanmıştır. Bu  yöntemle <strong>TMS </strong>uygulanan beyin bölgesinde kan dolaşımının arttığı ve o  bölgedeki metabolizmanın yükseldiği tesbit edilmiştir. Dolayısı ile <strong>TMS</strong>,  <strong>depresyon tedavisi</strong>nde olduğu gibi, <strong>felçli hastalar</strong>ın tedavisinde de  başarı ile uygulanmaktadır.</p>
<p>Aynı şekilde omurilik felçlerinde de, eğer <strong>omurilik </strong>bütünlüğü  bozulmamış ise, hasarlı bölgeye uygulanan <strong>TMS seansları</strong>nın hastaların  iyileşmelerine ve yürümelerine büyük katkı sağlamaktadır.</p>
<p>Merkezimizde bir çok hastaya uyguladığımız <strong>TMS programı </strong>ile yaşam  kalitesinin çok arttığı ve fiziksel maluliyetlerin olabildiğince <strong> asgariye </strong>indiğini  mutlulukla gözlemlemekteyiz. Hiç kuşkusuz ki, felç  geçirerek yatağa  bağımlı olan hastaların, kendi başlarına yürüme  fonksiyonlarını  kazanmaları ve günlük aktiviteleri bağımsız olarak  yapabilmeleri  tedavide ki en büyük hedeftir. <strong>TMS tedavisi felçli  hastalar</strong>ın mobilize olmasında ve yaşam kalitelerinin yükselmesinde en  büyük faktörlerden biri olarak <strong>tedavi </strong>literatüründe kesin olarak yerini  almıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/felc-ve-tms-tmu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/panik-atak-ve-tms-tmu.html</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/panik-atak-ve-tms-tmu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 19:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve TMU]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?p=698</guid>
		<description><![CDATA[Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi olan beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en iyi savunma pozisyonuna hazırlar. Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi olan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/fear-of-panic-attack1.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="fear-of-panic-attack1" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/fear-of-panic-attack1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><strong>Beyinden   sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir  hastalık   durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi  olan   beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en  iyi   savunma pozisyonuna hazırlar.</strong></p>
<p>Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir   hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi   olan beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en   iyi savunma pozisyonuna hazırlar. Mesela ciddi bir trafik kazasında   beyin şalteri kapatır ve bilinçli olmayı ortadan kaldırır böylece,   kişiyi kaza anının şiddetli fiziksel ve psikolojik acılarından korumaya   alır. Bu yüzden ciddi yaralanmalı kaza geçirenlerin hemen hepsi kaza   anını hatırlamazlar. Hatta bazen beyin, abartıya kaçar ve birkaç gün ya   da daha fazlasını kayıt hafızasından silebilir. Bunların hepsi,   organizmayı korumak için yapılır. Çok sevilen bir yakınını kaybeden   insanların bir süreliğine kendilerini kaybedip bayılmaları da aynı   koruma esasına dayanır.</p>
<p>Beyin şok bir üzüntünün kalıcı hasar oluşturmaması için şalteri kapatır.<br />
Beyin, henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı, nöroendokrin sistemi   devreye sokarak, vucuda acil hastalık alarmı verir. İşte bu andan   itibaren vucudun tüm organları aslında mevcut olmayan bu hastalığa karşı   savunmaya geçer. Diyelim ki, beyin kalp krizi alarmı verdi. Bu durumda   nabız hızlanır, tansiyonda iniş çıkışlar, daha ziyade yükselme  yaşanır,  terleme olur, kana geçen fazla miktarda adrenalinden dolayı,   extremitelerin ısı derecesi düşer, el ve kollarda uyuşmalar olur, vucut   beyinden gelen alarma karşı üst düzey savunmaya geçer. Böylece kalp   krizi geçirdiğini sanan birey, yaşadığı yoğun ölüm korkusu ile kendini   en yakın sağlık merkezine zor atar. Ancak hastanedeki tüm tetkikler kalp   krizinin olmadığını gösterir. Kişi bununla da yetinmez olası tüm   araştırmaları farklı farklı sağlık merkezlerinde tekrar tekrar yaptırır.   Hiçbirinde sonuç farklı değildir. Tüm doktorlar kalp yönünden sağlam   raporu vermesine rağmen, bilinmeyen bir zamanda yine aynı sendrom   yaşanır. Kişi her defasında ya gerçek kalp krizi yaşıyorsam şüphesi ile   yine hastanelere koşar. Bu durum böyle yaşanır durur.</p>
<p>Panik atak hastaları, genelde zeki, mesleklerinde başarılı, iş güç   sahibi kimselerdir. Kişilik olarak hassas, kendilerine ve çevrelerine   önem veren, dostluklara değer veren tiplerdir. Dolayısıyla panik atak,   kişilik zayıflığından kaynaklanan bir durum değildir. Kişinin kendi   iradesi ile üstesinden gelebileceği bir durum da değildir. En çok   kardiovasküler sistemle alakalı hastalıklar, panik atak olarak karşımıza   çıkar, serebrovasküler hastalıklar, mide kanaması, bulaşıcı  hastalıklar  gibi tablolarla da ortaya çıkabilir. görüntülü ve yazılı  medyanın,  internet haberlerinin çok etkisinde kalırlar. Özellikle genç  ölümlerle  alakalı haberler çok ilgilerini çeker.</p>
<p><strong>PANİK ATAK TEDAVİSİ</strong></p>
<p>Panik atak tedavisinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve TMS uygulamaları, başlıca tedavi seçenekleridir.</p>
<p>İlaç tedavisinde antidepresanlar ve anksiyolitikler tercih edilir.   Genelde uzun soluklu bir tedavidir. İlaçlar 15 gün sonra tam manasıyla   etkilerini göstermeye başlarlar bu yüzden sabırlı olmalıdır. Hastalar   iyileştim düşüncesiyle kendi kendilerine ilaçları kesmemeleri   gerekmektedir. Aksi taktirde nüksler gelişebilir.</p>
<p>Ağır vakalarda ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destek ve   psikoterapi de uygulanabilir. Ülkemizde gerçek manada yeterli   psikoterapistin olmaması tedavinin daha çok ilaçla yapılmasına neden   olmuştur. Psikoterapi de hasta da panik atağa neden olan etkenlerin   telkin yoluyla ortadan kaldırılması esasına dayanır. Hastaya panik   atakla baş etme mekanizmaları öğretilir. Atağı yatıştıracak nefes alıp   verme teknikleri öğretilir.</p>
<p>Özellikle ilaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalar TMS   seanslarını denemelidirler. Manyetik stimülasyonla, depresyon ve panik   atak merkezi resetlenerek temelden tedavi imkanları araştırılır. Bu   tedavinin bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Her yaşta hastaya   uygulanabilir. Hamile bayanlar gönül rahatlığı ile TMS tedavisi   görebilirler. Antidepresanlar gibi kilo aldırıcı yan etkileri olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/panik-atak-ve-tms-tmu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Magnetoterapi ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/magnetoterapi-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/magnetoterapi-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 18:04:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Magnetoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[Magnetoterapi Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Magnetoterapi Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[TMS ve Magnetoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[TMU ve Magnetoterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=690</guid>
		<description><![CDATA[REEM Nöroloji Merkezi, bir ilki daha gerçekleştirerek, Başta Depresyon, Alzheimer, Felç, Parkinson olmak üzere bir çok nöropsikiyatrik hastalığın tedavisinde kullanılan TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon) ile Magnetoterapiyi birleştirdi. Aynı zamanda hem TMS tedavisi hem de Magneterapi uygulaması yapılmakta. Böylece hastalar, iki koldan tedaviye alınarak, hem ruhsal hem de bedensel bir diğer ifade ile hem nöropsikiyatrik hem [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/magnetoterapia.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="magnetoterapia" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/magnetoterapia-231x300.jpg" alt="" width="231" height="300" /></a><strong>REEM  Nöroloji Merkezi, bir ilki daha gerçekleştirerek, Başta Depresyon,   Alzheimer, Felç, Parkinson olmak üzere bir çok nöropsikiyatrik   hastalığın tedavisinde kullanılan TMS (Transkranial Manyetik   Stimülasyon) ile Magnetoterapiyi birleştirdi. Aynı zamanda hem TMS   tedavisi  hem de Magneterapi uygulaması yapılmakta. Böylece hastalar,   iki koldan tedaviye alınarak, hem ruhsal hem de bedensel bir diğer ifade   ile hem nöropsikiyatrik hem de somatik iyileşme halini ikisini bir   arada elde edebilecekler..</strong></p>
<p><strong>MAGNETOTERAPİ</strong></p>
<div>Manyetik Rezonans Stimülasyon  Tedavisi (magnetoterapi) vücudun  savunma sistemini güçlendiren, hücre  yıkımını yavaşlatan, hücre  yenilenmesini hızlandıran ve bu sayede  vücudun kendi kendini  iyileştirmesini sağlayan bir tedavi yöntemi ve bir  yaşama biçimidir. Bu  yöntem hücrelerin yaşam kaynağı olan besin ve  oksijenin  karşılanmasına, hücreler üzerinde zehir etkisi yapan  karbondioksit ve  metabolizma atıklarının temizlenmesine yardımcı olarak,  hücrelerin  rejenere (yenilenme) olmalarını hızlandırmaktadır. Savunma  sistemimizi  güçlendirmekte ve vücuddaki (enerjiyi) dengeleyerek vücudun  kendi  kendini onarması için uygun bir doğal ortam oluşturmaktadır.</div>
<div>Magnoterapi, sağlıklı insanlarda fizyolojik uyum ve doğal dengeyi   kurarak, vücut direncini yükseltip, yaşlanma sürecini geciktirmektedir.   Hastalıklara karşı vücut direncini yükselterek koruyucu etkinlik   gösterir. Hücresel boyutta madde alışverişini olması gereken seviyeye   çıkararak unutkanlığın kalkması, uyku düzeninin oluşması, zinde ve canlı   hissediş, dikkat ve öğrenme gücünün artması, entellektuel kapasite de   artış, çevresel faktörler ve stresin olumsuz etkilerinden arınma ile   birlikte vücudun hastalıklara karşı bir bariyer ve direnç oluşturmasını   sağlamaktadır.</div>
<div>Nitekim, magnetik  alan vücut dokularını uygun bir şekilde  etkileyerek hücre zarlarının  geçirgenliğini arttırır. Bu doğal metod  aynı anda bir çok hastalığın  tedavisinde başarılı bir şekilde  kullanılmaktadır. Tedavide oldukça  geniş bir uygulama alanı olması,  kolay uygulanabilirliği, kolay bir  metod oluşu ve yan etkisi olmaması,  magnetoterapiyi oldukça önemli  kılmaktadır. Yer kabuğunun doğal bir  manyetizması vardır. Bu manyetik  etkileşim hücre zarlarında madde  alışverişlerini mümkün kılar. Böylece  bir fabrika gibi çalışan  hücrenin, atık maddeleri ve toksinleri  bünyesinden uzaklaştırarak su,  besin maddeleri, oksijen ve gerekli  mineralleri alarak işlevinin uygun  bir seyirde ve canlılık içinde  sürdürmesi mümkün olmaktadır.</div>
<div>Şehir hayatı,  insanların toprakla temasını azalttığı gibi  elektromanyetik kirlilik  ortamı da doğal manyetik alanla olan temasları  defektlere uğratmıştır.  Maalesef, teknolojinin gelişmesi ile beraber  cep telefonu dalgaları,  televizyon ve radyo dalgaları, telsiz  sinyalleri ve elektronik eşyaların  yaydığı dalgalar atmosferimizi her  gün biraz daha elektromanyetik  kirliliğe maruz bırakmaktadır. Kalp  krizi yaşlarının 20′li yaşlara  düşmesi, bağışıklık sistemlerinin  çöküşü, sık hastalıklara maruz kalma,  beyin hastalıkları sıklıklarında  artışlar ve de kanser olgularında  görülen tırmanış bu nedenlerle ortaya  çıkmıştır. 200 Bin insan  üzerinde bu suni manyetik alan tatbik  edilerek araştırmalar yapılmış ve  sonuçta bağışıklık sistemlerinin  kuvvetlendiği, enerji dengelerinin  normal ve doğal sınırında tutulduğu,  hücrelerin kirli ve bulanık  denizdeki balıklar gibi fonksiyon  görmekteyken, berrak ve temiz  denizdeki balıklar misali bir canlılık  kazandığı tespit edilmiştir.  Böylece ‘’suni manyetik alan uygulama  terapileri’’ (magnetoterapi) 1998  de modern tıp hizmetine sunulmuştur.  Dolayısı  ile Magnetoterapi, sağlıklı insanlarda fizyolojik uyum ve  doğal dengeyi  kurarak, vücut direncini yükseltip, yaşlanma sürecini  geciktirmekle  birlikte bazı hastalıklarda da tedavi edici nitelikte  etkin bir rol  oynamaktadır. Bunu, vücudun kendi kendini onarması için  uygun doğal  ortamı oluşturarak başarmaktadır.</div>
<div>Laboratuar  deneyleri ve klinik deneyimler manyetik alanın vücutta  şu etki ve  mekanizmalara neden olduğu sonuçlarını ortaya koymuştur:   Vazodilatasyon(damarları genişleterek kan akışkanlığının düzenlenmesi),   ağrı kesici aktivite, antienflamatuar(iltihap kurutucu)aktivite,   spasmolitik(spasm çözücü) aktivite, iyileşme hızlandırıcı(hücre   yenilenmesi etkisiyle) aktivite, anti ödem(ödem çözücü) aktivite,   hormonal ve enzimatik süreçleri düzenleyici etki, hücre   membranında(zarlarında) metabolik transferler ve hücre zarının   fonksiyonlarının aktivasyonu, hücrelerin solunumlarının   aktivasyonu(oksijen girişi,karbondioksit çıkışı)…<br />
Herhangi bir hastalık,nitelik ve lokalizasyonu ne olursa olsun  bölgesel  veya genel olarak enerji eksikliğinden meydana gelmektedir. Ve  mevcut  hastalık, enerji durumunun iyileştirilmesi veya normal düzeye   getirilmesi halinde ortadan kalkmaktadır. Bu, pasif kalan vücudu geçici   yöntemlerle manipule etmek değil, aksine kendisine yardımcı olabilmesi   için yapılan gerçek bir yardımdır. Böylece vücudun kendisine ait   iyileştirme gücüne bütünüyle yeniden etkinleşme olanağı verilmektedir.   Bu etkinliği nedeniyle magnetoterapi, İnsan vücudunun üst düzey bir   biyoritme ulaşmasını teşvik ederek, sporcu performansının artışı, tatil   beldelerinde ve turistik çerçevede dinlenmenin optimum şekilde   sağlanması, iş yerlerinde verim artışı, eğitimde öğrencilerin öğrenme   kapasitelerinin arttırılması, yoğun iş temposunun gerektirdiği enerji   ihtiyacının sağlanması, depresyon ve stresin olumsuz etkilerinin ortadan   kaldırılması ve geniş yelpazede bir çok hastalığı aynı anda tedavi   edebilmesi gibi amaçlarla yaygın olarak kullanım alanına girmiştir.  Magnetoterapi,  teknolojinin beraberinde getirdiği bu elektromanyetik  kirlenme  ortamının insan vücudunda oluşturduğu zararlı etkileri ortadan   kaldırarak doğal ve kirlilikten arındırılmış bir ortam koşulu   oluşturmaktdır.</div>
<div><strong>MAGNETOTERAPİ NE GİBİ FAYDALAR SAĞLAR</strong></div>
<div>Kanın akışkanlığını arttırır, sarmal  halde ve kümeler halinde  dolaşan eritrositleri birbirinden ayırır.  Böylelikle zayıf hücrelere  oksijen transportunu hızlandırır. Diffuzyon  ile beslenen dokularda  parsiyel oksijen basıncının artışı beslenmeyi  hızlandırır. Hücre  nükleusunda heterokromatin azalırken, ökromatin  artar. Sitoplazma da  serbest ribozam ve poliribozamlar fazlalaşır.  Böylece hücreler  tarafından oksijen, besleyici maddeler ve minerallerin  maksimum boyutta  transferini sağlar. Ayrıca drenajı hızlandırarak atık  ve toksinlerin  hızlı atılmasını sağlar. Hücrelere daha çok enerji  sağlama ve artmış  düzenli metabolizma ile  topyekün insan vucudunun  kendi kendini  yenileme kabiliyetinin artmasına yol açarak hem sağlıklı  bir yapıya  sahip olmamızı hem de yaşlanmanın doğal sürecini yavaşlatarak  daha genç  kalmamızı sağlar.Drenajı hızlandırarak atık ve toksinlerin hızlı atılmasını sağlar.</p>
<p>Kan ve Lenf dolaşımının hızlanması tromboz riskini azaltmaktadır.<br />
Antienflamatuar ve analjezik etkileri vardır.<br />
Sedatif etkisi vardır.<br />
Enerji seviyesi düşmüş hücreyi aktif hale getirir.<br />
Vejetatif sinir sisteminde düzenleyici rolu vardır<br />
Kemik ,kıkırdak, ve kas dokusunu romatizmal süreçlerden uzak tutar<br />
Sinirlerde onarım sağlar<br />
Yaraların iyileşmesi daha hızlı gelişir<br />
Ağrıların hafifletilmesini sağlar<br />
Metabolizma durumunun iyileştirilmesi,<br />
Makrofajların aktifleştirilmesi(Bağışıklık sistemi fagosit hücreleri) nedeni ile immun sistem güçlendirilir.<br />
Adrenalin, noradrenalin,serotonin(stres hormonları) reseptörlerinin   hassasiyetinin azaltılması ve böylece stres,depresyon ve anksiyetenin   azaltılması,<br />
Barsakta plexus myentericusun düzenlenmesi ve böylece sindirim işlevinin düzenlenmesi,<br />
Solunum kaslarının daha iyi çalışması sayesinde solunum hacminin arttırılması,&nbsp;</p>
</div>
<div><strong>YAN ETKİLER VAR MIDIR:</strong><br />
200.000′den fazla hasta üzerinde yapılan klinik araştırmalarda  sağlığa  zararlı yan etkiler görülmemiştir. Manyetik alan terapisinin  neredeyse  hiç yan etkisi bulunmamaktadır. Ve vücut tarafından çok iyi  tolere  edilir.</div>
<div><strong>NE ZAMANDAN İTİBAREN BİR SONUÇ ALINABİLİR </strong><br />
Manyetik alan terapisi bir regulasyon yöntemidir. Etkinin oluşması   temelde yatan rahatsızlık ve vücudun reaksiyon yeteneğine önemli oranda   bağlıdır. Magnetoterapinin olumlu ve faydalı etkileri, tedaviye başlar   başlamaz hissedilmekle beraber tedaviden maksimum sonuç alma, vucuttaki   regulasyon işlermlerinin bazen uzun sürmesi nedeniyle birkaç ay   gecikebilir.</div>
<div><strong>TMS İLE MAGNETOTERAPİ BİRLEŞTİRİLDİ..</strong></div>
<div><strong> </strong>REEM  Nöroloji Merkezi, bir ilki daha  gerçekleştirerek, Başta Depresyon,  Alzheimer, Felç, Parkinson olmak  üzere bir çok nöropsikiyatrik  hastalığın tedavisinde kullanılan TMS  (Transkranial Manyetik  Stimülasyon) ile Magnetoterapiyi birleştirdi.  Artık REEM Nöroloji  merkezine müracaat eden hastalara aynı zamanda hem  TMS tedavisi hem de  Magneterapi uygulaması yapılmakta. Böylece hastalar  iki koldan tedaviye  alınarak, hem ruhsal hem de bedensel bir diğer  ifade ile hem  nöropsikiyatrik hem de somatik iyileşme halini ikisini  bir arada elde  edebilecekler..</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/magnetoterapi-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TMS (TMU) Nedir?</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/tms-tmu-nedir</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/tms-tmu-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[Manyetik Stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Manyetik Uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>
		<category><![CDATA[Transkranial Manyetik Stimülasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=669</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, her geçen yil hizla artarak toplumda önemli saglik sorunlari haline gelen beyin damar hastaliklari, parkinson, multipl scleroz, alzheimer, depresyon, panik atak, OKB, duygu durum bozuklukları, bas agrisi ve bas dönmeleri gibi çesitli beyin hastaliklarinin TMS (transkranial manyetik stimülasyon) ile tedavi edilebildigini söylemektedir. Özellikle elektromanyetik dalgalarin bu hastaliklari tetikledigi de belirtildi. Uzmanlar, her geçen yil [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/emtr.jpg"><img class="alignleft" title="emtr" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/emtr-300x253.jpg" alt="" width="300" height="253" /></a>Uzmanlar,  her geçen yil hizla artarak toplumda önemli saglik sorunlari  haline  gelen beyin damar hastaliklari, parkinson, multipl scleroz,  alzheimer,  depresyon, panik atak, OKB, duygu durum bozuklukları, bas  agrisi ve bas  dönmeleri gibi çesitli beyin hastaliklarinin TMS  (transkranial  manyetik stimülasyon) ile tedavi edilebildigini  söylemektedir.  Özellikle elektromanyetik dalgalarin bu hastaliklari  tetikledigi de  belirtildi.</strong></p>
<p>Uzmanlar, her geçen yil hizla artarak toplumda önemli  saglik  sorunlari haline gelen beyin damar hastaliklari, panik atak, OKB,  duygu  durum bozuklukları, parkinson, multipl scleroz, alzheimer,  depresyon,  bas agrisi ve bas dönmeleri gibi çesitli beyin  hastaliklarinin TMS  (transkranial manyetik stimülasyon) ile tedavi  edilebildigini  söylemektedir.</p>
<p>REEM Nöroloji merkezi yöneticisi Dr. Mehmet Yavuz, insan beyninin gelismis  ileri düzeyde bir  bilgisayar gibi düsünüldügünde yasadigi olumsuz  etkiler sebebiyle  fonksiyonlarini yerine getiremez duruma geldigini  söyledi. Toplumda  yayginlasan elektromanyetik yogunlugun insan beyninde  birtakim hasarlar  olusturdugunu belirten Dr. Yavuz, cep telefonlari,  radyo ve TV  dalgalari, cep telefonlari sinyalleri, telsiz dalgalari ve  beyaz  esyalarin beyinde yasanan problemleri tetikledigini öne sürdü. Dr.   Mehmet Yavuz, tikanan ve kilitlenen bilgisayarlara uygulanan reset   isleminin kisilerde ise TMS (transkranial manyetik stimülasyon)   uygulamasi seklinde beyin hastalarina uygulandigini ve olumlu sonuçlar   alindigini açikladi. TMS ile tedavi yönteminin ilk defa 1980 yilinda   Ingiliz nörolog Dr. Anthony Barker tarafindan gündeme getirildigini   anlatan Yavuz, Türkiyede çok yaygin olmayan TMS uygulamalari ile kisinin   yeniden eski sagligina kavusabilecegini söyledi.</p>
<p><strong>KAN AKIMINI DÜZENLIYOR</strong></p>
<p>Dr. Yavuz, TMS tedavi teknikleri gelismeden önce de zaten  magnetoterapi  ile vücudun muhtelif kisimlarina manyetik akim verilerek  tedavi  yapiliyordu. Magnetoterapi, halen fizik tedavi ve rehabilitasyon   merkezlerinin oldukça yogun sekilde kullandiklari tedavi  yöntemlerinden  biri durumundadir. Magnetoterapinin damarlari daraltip  ya da  genisleterek kan akimini düzenledigi, iltihap kurutucu  (antienflamatuar)  ve ödem çözücü (antiödem) aktivite gösterdigi,  iyilesmeyi  hizlandirdigi, hücre zarlarindaki metabolik iyon  geçirgenligini  ayarladigi, ayrica hormonal ve enzimatik süreçleri  düzenleyici bir etki  gösterdigi bilinen bir gerçektir. dedi.</p>
<p><strong>DEPRESYONDA ÇOK ETKILI</strong></p>
<p><img src="http://www.mcaturk.com/uploads/Image/tmu_animate.gif" border="1" alt="Manyetik Uyarım Tedavisi" hspace="4" width="120" height="153" align="left" /></p>
<p>TMSnin ilk önce ilaçlara cevap vermeyen ya da tatminkar bir iyilesme   saglanamayan depresyon hastalarinda denendigini ve birçok hastanin   tamamen ya da tama yakin düzeldigini dile getiren Dr. Yavuz, sözlerini   söyle sürdürdü: TMS uygulanan sizofrenilerde, görsel ve isitsel   halüsinasyonlarin tamamen ortadan kalktigi belirlenmistir. Ayni sekilde   parkinson ve alzheimer gibi degeneratif beyin hastaliklarinda da   çalismalar devam etmektedir. Alinan ilk sonuçlar sevindiricidir.”</p>
<p><strong>KULAK ÇINLAMASINA DA ÇÖZÜM</strong></p>
<p>Hiçbir tedaviyle düzelmeyen kulak çinlamalarina TMS uygulanmis ve pek   çok hastada tama yakin düzelmeler elde edilmis. Ayrica yasa bagli   gelisen isitme kayiplari da TMS ile düzelme göstermis. Yine hiçbir   tedaviyle geçmeyen kronik agrilarda uygulanan transkranial manyetik   uyarilarin, agrilari degisik derecelerde ortadan kaldirdigi görülmüs.</p>
<p><strong>UYUSTURUCU VE TMS</strong></p>
<p>Yapilan arastirmalara göre TMSnin sadece ABDde 2 milyon kisinin   pençesinde kivrandigi kokain bagimliginin tedavisinde çok önemli olumlu   katkilar sagladigini anlatan Dr. Yavuz, Uyusturucu bagimliligi tedavisi   gören kisilere TMS uygulandiginda, uygulanmayan kisilere göre daha  çabuk  ve kolay tedavi olduklari ve bagimliliktan kurtulduklari  belirlenmis.  Klinigimizde, hastalarimizi tedaviye basladigimiz kisa  zaman dilimi  içerisinde pek çok depresyon ve panik atak, felç,  alzheimer, kulak  çinlamasi, migren ve parkinson hastasina TMS tedavi  seanslari yaptik.  Sonuçlar, hastadan hastaya degismekle beraber oldukça  yüz güldürücü  oldu.</p>
<p><strong>HIÇ YAN ETKISI YOK</strong></p>
<p>Nitekim en son geçen ay Amerikada yapilan Dünya Nöroloji Kongresine  TMS  damgasini vurmus, nörolojik ve psikiyatrik hastaliklarin  tedavisinde  çigir açacagi vurgulanmistir. Hiçbir yan etkisi olmayan  transkraniyal  manyetik stimülasyon tedavisiyle hastalarimiz 5-10 seans  sonunda yeniden  eski sagliklarina kavusabilmektedirler dedİ</p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, insan beyninin gelişmiş ileri   düzeyde bir bilgisayar gibi düşünüldüğünde yaşadığı olumsuz etkiler   sebebiyle fonksiyonlarını yerine getiremez duruma geldiğini söyledi.   Toplumda yaygınlaşan elektromanyetik yoğunluğun insan beyninde birtakım   hasarlar oluşturduğunu belirten Dr. Yavuz, cep telefonları, radyo ve TV   dalgaları, cep telefonları sinyalleri, telsiz dalgaları ve beyaz   eşyaların beyinde yaşanan problemleri tetiklediğini öne sürdü.</p>
<p>Dr. Mehmet Yavuz, tıkanan ve kilitlenen bilgisayarlara uygulanan  reset  işleminin kişilerde ise TMS (transkranial manyetik stimülasyon)   uygulaması şeklinde beyin hastalarına uygulandığını ve olumlu sonuçlar   alındığını açıkladı. TMS ile tedavi yönteminin ilk defa 1980 yılında   İngiliz nörolog Dr. Anthony Barker tarafından gündeme getirildiğini   anlatan Yavuz, Türkiye’de çok yaygın olmayan TMS uygulamaları ile   kişinin yeniden eski sağlığına kavuşabileceğini söyledi. Dr. Yavuz, “TMS   tedavi teknikleri gelişmeden önce de zaten magnetoterapi ile vücudun   muhtelif kısımlarına manyetik akım verilerek tedavi yapılıyordu.   Magnetoterapi, halen fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin   oldukça yoğun şekilde kullandıkları tedavi yöntemlerinden biri   durumundadır. Magnetoterapinin damarları daraltıp ya da genişleterek kan   akımını düzenlediği, iltihap kurutucu (antienflamatuar) ve ödem çözücü   (antiödem) aktivite gösterdiği, iyileşmeyi hızlandırdığı, hücre   zarlarındaki metabolik iyon geçirgenliğini ayarladığı, ayrıca hormonal   ve enzimatik süreçleri düzenleyici bir etki gösterdiği bilinen bir   gerçektir. İşte bu gelişmelerin neticesinde beden üzerine bu kadar   olumlu tedavi etkileri olan manyetik akımı, acaba beyin için de   kullanabilir miyiz diye düşünen araştırmacılar son 15 yıl içinde   binlerce çalışma yapmışlar ve transkranial manyetik stimülasyonun beyin   içindeki milyarlarca hücre arasındaki mikromolekuler biyolojik ajan   dengesini düzenlediği, beyin içi nöronal yollarda serotinerjik,   noradrenerjik ve dopaminerjik düzenleme yaptığı, bunlardan hangisi eksik   ise onun enzimatik olarak üretilmesini teşvik ettiğini tespit   etmişlerdir” dedi.</p>
<p>TMS’nin ilk önce ilaçlara cevap vermeyen ya da tatminkar bir iyileşme   sağlanamayan depresyon hastalarında denendiğini ve birçok hastanın   tamamen ya da tama yakın düzeldiğini dile getiren Dr. Yavuz, sözlerini   şöyle sürdürdü:</p>
<p>“TMS uygulanan şizofrenilerde, görsel ve işitsel halüsinasyonların   (varsanı) tamamen ortadan kalktığı belirlenmiştir. Obsessif ve kompulsif   bozukluklarda, özellikle kompulsif davranışlar ortadan kalkmış ve   obsesif dürtülerde azalma olmuştur. Daha sonra her türlü medikal ve   fizik tedavi girişimlerine rağmen felç durumlarının devam ettiği   hastalara uygulanmış ve hastaların pek çoğunda el, ayak hareketlerinde   ve konuşma fonksiyonlarında olumlu gelişmeler olduğu izlenmiştir. Aynı   şekilde parkinson ve alzheimer gibi degeneratif beyin hastalıklarında da   çalışmalar devam etmektedir. Alınan ilk sonuçlar yüz güldürücü olup,   ilaç tedavisine ilaveten yapılacak manyetik uyarıların hastalıkların   iyileşmesi sürecine olumlu katkı sağladığı gözlenmiştir. Hiçbir   tedaviyle düzelmeyen kulak çınlamalarına TMS uygulanmış ve pek çok   hastada tama yakın düzelmeler elde edilmiştir. Ayrıca yaşa bağlı gelişen   işitme kayıplarının TMS ile düzelme gösterdiği belirlenmiştir. Yine   hiçbir tedaviyle geçmeyen kronik ağrılarda uygulanan transkranial   manyetik uyarıların, ağrıları değişik derecelerde ortadan kaldırdığı   görülmüştür.”</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre TMS’nin sadece ABD’de 2 milyon kişinin   pençesinde kıvrandığı kokain bağımlığının tedavisinde çok önemli olumlu   katkılar sağladığını anlatan Dr. Yavuz, “Kokain bağımlılığı tedavisi   gören kişilere TMS uygulandığında, uygulanmayan kişilere göre daha çabuk   ve kolay tedavi oldukları ve bağımlılıktan kurtuldukları   belirlenmiştir. TMS, uyuşturucuyla savaşta çok önemli bir tedavi faktörü   olmaya aday gibi görünmektedir. Kliniğimizde, hastalarımızı tedaviye   başladığımız kısa zaman dilimi içerisinde pek çok depresyon ve panik   atak, felç, alzheimer, kulak çınlaması, migren ve parkinson hastasına   TMS tedavi seansları yaptık. Sonuçlar, hastadan hastaya değişmekle   beraber oldukça yüz güldürücü oldu. Nitekim en son geçen ay Amerika’da   yapılan Dünya Nöroloji Kongresi’ne TMS damgasını vurmuş, nörolojik ve   psikiyatrik hastalıkların tedavisinde çığır açacağı vurgulanmıştır.   Hiçbir yan etkisi olmayan transkraniyal manyetik stimülasyon tedavisiyle   hastalarımız 10-15 seans sonunda yeniden eski sağlıklarına   kavuşabilmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/tms-tmu-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/panik-atak-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/panik-atak-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:50:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak ve TMU]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=660</guid>
		<description><![CDATA[Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi olan beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en iyi savunma pozisyonuna hazırlar. Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi olan [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/fear-of-panic-attack1.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="fear-of-panic-attack1" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/fear-of-panic-attack1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><strong>Beyinden  sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir  hastalık  durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi  olan  beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en  iyi  savunma pozisyonuna hazırlar.</strong></p>
<p>Beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir  hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi  olan beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en  iyi savunma pozisyonuna hazırlar. Mesela ciddi bir trafik kazasında  beyin şalteri kapatır ve bilinçli olmayı ortadan kaldırır böylece,  kişiyi kaza anının şiddetli fiziksel ve psikolojik acılarından korumaya  alır. Bu yüzden ciddi yaralanmalı kaza geçirenlerin hemen hepsi kaza  anını hatırlamazlar. Hatta bazen beyin, abartıya kaçar ve birkaç gün ya  da daha fazlasını kayıt hafızasından silebilir. Bunların hepsi,  organizmayı korumak için yapılır. Çok sevilen bir yakınını kaybeden  insanların bir süreliğine kendilerini kaybedip bayılmaları da aynı  koruma esasına dayanır.</p>
<p>Beyin şok bir üzüntünün kalıcı hasar oluşturmaması için şalteri kapatır.<br />
Beyin, henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı, nöroendokrin sistemi  devreye sokarak, vucuda acil hastalık alarmı verir. İşte bu andan  itibaren vucudun tüm organları aslında mevcut olmayan bu hastalığa karşı  savunmaya geçer. Diyelim ki, beyin kalp krizi alarmı verdi. Bu durumda  nabız hızlanır, tansiyonda iniş çıkışlar, daha ziyade yükselme yaşanır,  terleme olur, kana geçen fazla miktarda adrenalinden dolayı,  extremitelerin ısı derecesi düşer, el ve kollarda uyuşmalar olur, vucut  beyinden gelen alarma karşı üst düzey savunmaya geçer. Böylece kalp  krizi geçirdiğini sanan birey, yaşadığı yoğun ölüm korkusu ile kendini  en yakın sağlık merkezine zor atar. Ancak hastanedeki tüm tetkikler kalp  krizinin olmadığını gösterir. Kişi bununla da yetinmez olası tüm  araştırmaları farklı farklı sağlık merkezlerinde tekrar tekrar yaptırır.  Hiçbirinde sonuç farklı değildir. Tüm doktorlar kalp yönünden sağlam  raporu vermesine rağmen, bilinmeyen bir zamanda yine aynı sendrom  yaşanır. Kişi her defasında ya gerçek kalp krizi yaşıyorsam şüphesi ile  yine hastanelere koşar. Bu durum böyle yaşanır durur.</p>
<p>Panik atak hastaları, genelde zeki, mesleklerinde başarılı, iş güç  sahibi kimselerdir. Kişilik olarak hassas, kendilerine ve çevrelerine  önem veren, dostluklara değer veren tiplerdir. Dolayısıyla panik atak,  kişilik zayıflığından kaynaklanan bir durum değildir. Kişinin kendi  iradesi ile üstesinden gelebileceği bir durum da değildir. En çok  kardiovasküler sistemle alakalı hastalıklar, panik atak olarak karşımıza  çıkar, serebrovasküler hastalıklar, mide kanaması, bulaşıcı hastalıklar  gibi tablolarla da ortaya çıkabilir. görüntülü ve yazılı medyanın,  internet haberlerinin çok etkisinde kalırlar. Özellikle genç ölümlerle  alakalı haberler çok ilgilerini çeker.</p>
<p><strong>PANİK ATAK TEDAVİSİ.</strong></p>
<p>Panik atak tedavisinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve TMS uygulamaları, başlıca tedavi seçenekleridir.</p>
<p>İlaç tedavisinde antidepresanlar ve anksiyolitikler tercih edilir.  Genelde uzun soluklu bir tedavidir. İlaçlar 15 gün sonra tam manasıyla  etkilerini göstermeye başlarlar bu yüzden sabırlı olmalıdır. Hastalar  iyileştim düşüncesiyle kendi kendilerine ilaçları kesmemeleri  gerekmektedir. Aksi taktirde nüksler gelişebilir.</p>
<p>Ağır vakalarda ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destek ve  psikoterapi de uygulanabilir. Ülkemizde gerçek manada yeterli  psikoterapistin olmaması tedavinin daha çok ilaçla yapılmasına neden  olmuştur. Psikoterapi de hasta da panik atağa neden olan etkenlerin  telkin yoluyla ortadan kaldırılması esasına dayanır. Hastaya panik  atakla baş etme mekanizmaları öğretilir. Atağı yatıştıracak nefes alıp  verme teknikleri öğretilir.</p>
<p>Özellikle ilaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalar TMS  seanslarını denemelidirler. Manyetik stimülasyonla, depresyon ve panik  atak merkezi resetlenerek temelden tedavi imkanları araştırılır. Bu  tedavinin bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Her yaşta hastaya  uygulanabilir. Hamile bayanlar gönül rahatlığı ile TMS tedavisi  görebilirler. Antidepresanlar gibi kilo aldırıcı yan etkileri olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/panik-atak-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/otizm-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/otizm-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:47:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Autizm]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm ve TMU]]></category>
		<category><![CDATA[Otizmde Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Otizme Dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=658</guid>
		<description><![CDATA[Stres organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan bir tepkimedir. Tehdit ve zorlamalar karşısında canlı kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini harekete geçirme özelliğine sahiptir. Bir tehlike ile yüzyüze gelen canlı başa çıkamayacağına inandığı bu tehlikeden uzaklaşmaya çalışır, başa çıkacağına inandığı tehlike ile savaşır ve böylece yeni duruma bir uyum [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/13.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="13" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/13-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a><strong>Stres  organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve   zorlanması ile ortaya çıkan bir tepkimedir. Tehdit ve zorlamalar   karşısında canlı kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini harekete   geçirme özelliğine sahiptir. Bir tehlike ile yüzyüze gelen canlı başa   çıkamayacağına inandığı bu tehlikeden uzaklaşmaya çalışır, başa   çıkacağına inandığı tehlike ile savaşır ve böylece yeni duruma bir uyum   sağlar. Uyum sağlayamadığı durumlarda ise bu kez organizmada bir takım   olumsuzluklar çıkmaya başlar. Esas itibarla stres oluşturan faktörler,    insanın başa çıkabileceği ya da üstesinden gelebileceğini düşündüğü   konularda yaşanan sorunlardır. Zira insanın kendi gücünü aşan proplemler   kesin bir teslimiyetle kabul edilir ve belirgin bir stres nedeni   oluşturmaz.</strong></p>
<p>Otizm, doğuştan gelişen, beynin ve sinir sisteminin farklı   yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nörobiyolojik   bir bozukluktur. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyen ve   kişinin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm,   genellikle 2 yaş civarında ortaya çıkarak, bireylerin sosyal iletişim,   etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkilemektedir. Otizm genel   olarak nörologların cerebral palsy dedikleri durumdan ayrılması   gerekmektedir. Çünkü cerebral palsy, doğuştan itibaren var olan bir   nöropsikiyatrik bozukluktur, halbuki otizmli çocuk doğduğunda normaldir.   Daha sonra henüz bilmediğimiz sebeplerden ötürü, beyin degenerasyonu   başlar. Otizm genel itibarla 2 yaş civarında ortaya çıkar. O zamana   kadar tüm gelişimsel peryotları normal seyreden çocuk birden bozulmaya   başlar ve aile de bunu bir süre sonra fark eder.</p>
<p>Otistik  bozukluğu olan çocuklarda üç temel belirti vardır. Bunlardan  birincisi  iletişim alanındadır. Yani konuşma, jest ve mimikler vb,  araçlar ve  etraf ile iletişimin olmaması veya çok kısıtlı ve sınırlı  olmasıdır.  Aileler çoğunlukla çocuklarını ”konuşmuyor” diye  kulak-burun-boğaz  hekimine veya çocuk hastalıkları hekimine götürürler.  Daha sonra da,  yapılan tetkiklerin normal çıkması ile çocuk  nörologlarına ya da  psikiyatristlerine giderler. İkinci bozulan alan  ise çevre ve diğer  insanlar ile etkileşim alanıdır. Yani çocuk  başkaları ile duygularını,  başarılarını, sevinçlerini paylaşmaz ve  etrafındaki insanlar ile  karşılıklı etkileşime girmek istemez. Zaten  otizmin kelime anlamına  uygun olarak ” kendi halinde, kendi kabuğunda”  davranır. İnsanların  duygusal değişiklikleri ve sinyalleri onları  etkilemez veya çok sınırlı  olarak etkileşim görülür. Yaşıtlarının  yanına gitmez, onlar ile  ilgilenmezler. Üçüncü temel bozulma alanı ise  ısrarla tekrarlayan  davranışlar ( dönme, sallanma, zıplama vb.) ve çok  sınırlı olan ilgi  alanıdır. Bu durumdaki bir çocuk çamaşır makinasının  dönen merdanesi  karşısında saatlerce oturup bakabilir veya bir arabanın  tekerleğini  saatlerce çevirebilir veya bir eşyanın parçası ile  saatlerce oturup  uğraşabilir.</p>
<div>Dünya da ve ülkemizde her 150 çocuktan biri, otizmden   etkilenmiştir. Ülke nüfusumuzu düşünürsek, aramızda 450 bin civarında   otizmli birey vardır. Aynı oran temel alındığında, 0-14 yaş grubunda   125.000 civarında otizmli çocuk olduğu tahmin edilmektedir.</div>
<div>
<p>Otizmin genetik tabanlı olduğu görüşü ağırlıktadır. Bu konuda   yapılan çalışmalarda bazı ipuçları bulunmakla birlikte, çalışmalar henüz   sonuçlanmamıştır ve otizme neden olan genler belirlenememiştir.  Genetik  faktörlerin çevresel koşullarla tetiklenebileceği  düşünülmektedir.</p>
<p>Otizmin bugün için kabul edilen en önemli tedavi aracı, erken yaşta   verilmeye başlanan yoğun bireysel tedavidir. Özel yetiştirilmiş   terapistlerle haftada en az 20 saat bireysel tedavi uygulanmalıdır.   İdeal tedavi haftda 40 saattir.</p>
</div>
<div>
<p>Otizm tedavisinde manyetik şoklama suretiyle beyin hücre uyarımı   (TMS=Transkranial Manyetik Stimülasyon) umut ışığı olmaya başlamıştır.   Louisville Üniversitesinden prof. Manuel Casanova, yaptığı açıklama da   TMS’nin hiç bir yan etkisi olmadığı ve otizm tedavisinde bazen inanılmaz   ve çok şaşırtıcı faydalar sağladığını ifade etmiştir. Henüz bir çok   kimsenin bilmediği, TMS tedavisinin şoklama yöntemi ile beyini   resetlediği ve böylece bir çok davranışsal ve psişik bozukluğun   düzeldiği ifade edilmektedir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/otizm-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Resetlemesi ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/beyin-resetlemesi-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/beyin-resetlemesi-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:42:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Durgunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Resetleme]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Yorgunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Manyetik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[rTMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>
		<category><![CDATA[Unutkanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=652</guid>
		<description><![CDATA[Transkranial Manyetik Stimülasyon (TMS) sistemi ile beynin bir bilgisayar gibi resetlenebilir mi? Son yıllarda bilim adamlarının, düzensiz beyin fonksiyonlarını normalleştirecek ve aynen bir bilgisayar gibi resetleyerek, duygu, düşünce, hareket ve hafıza gibi birçok beyin fonksiyonunu normal hale getirecek bir tedavi uygulaması (TMS) geliştirmişlerdir.  TMS ile beyine şok manyetik uyarılar gönderilerek, beyinin hastalanmadan önceki sağlam durumuna [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/resetleme1.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="resetleme" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/resetleme1.jpg" alt="" width="203" height="248" /></a><strong>Transkranial Manyetik Stimülasyon (TMS) sistemi ile beynin bir bilgisayar gibi resetlenebilir mi?</strong></p>
<p>Son yıllarda bilim adamlarının, düzensiz beyin fonksiyonlarını normalleştirecek ve aynen bir bilgisayar gibi resetleyerek, duygu, düşünce, hareket ve hafıza gibi birçok beyin fonksiyonunu normal hale getirecek bir tedavi uygulaması (TMS) geliştirmişlerdir.  TMS ile beyine şok manyetik uyarılar gönderilerek, beyinin hastalanmadan önceki sağlam durumuna dönmesi amaçlanmaktadır.</p>
<p>Beyinde milyarlarca hücre vardır. Ve her hücre bir bilgisayar gibi, birbirleri ile karmaşık bir iletişim ağı ile haberleşmektedir. Hülasa insan beyini milyarlarca bilgisayardan müteşekkil dev bir network gibidir. Bu hücreler arası iletişim ve yorumlar henüz tam olarak çözülemeyen mikromoleküler biyolojik ajanlarla gerçekleşmektedir. Hücreler arasındaki mikromoleküler dengesizlikler depresyon, obsesyon ve panik ataktan tutun da unutkanlık, parkinson ve baş ağrısına kadar birçok nöropsikiyatrik hastalıklara neden olmaktadır. TMS vurumları, elektomıknatısların ürettiği manyetik darbeler neticesinde aynen bir ses ekosu misali hücreleri baştan başa resetleyerek, moleküler dengesizliği ortadan kaldırıp, hastalıkları düzeltmektedir. Korteksin yargılama, karar verme ve planlama işlemlerinde etkili bölgeleri ile limbik sistemin duygular ağırlıklı bölgelerini birbirine bağlayan zincirlerin düzenli çalışması hayatın ahengi için şarttır. Depresyon, panik atak, OKB, unutkanlık ve bipolar bozukluk durumlarında bu zincirlerdeki ahenksizlik söz konusudur.</p>
<p>Tıpkı bir bilgisayar ağının resetlenmesi ya da formatlanması (Yeniden yapılanması) gibi etki gösteren manyetik darbe uyarımları, bu bölgelerdeki akımları yeniden yapılandırabilmektedir. Böylece bir çok psikolojik bozukluğun yanısıra unutkanlık, odaklanma ve konsantrasyon bozuklukları da TMS tedavisi ile normale dönmektedir. Özellikle yoğun stres altında çalışan ve metropol sıkıntıları ile boğuşan insanlarda büyük rahatlama sağlamaktadır.<br />
İnsan beyni, bilgisayarlara çok benzemektedir. Nasıl ki, bilgisayar hardiskleri lüzumlu lüzumsuz bir çok veri ve belge ile doldurulduğunda zamanla bilgisayar yavaşlıyor ve hata veriyorsa, aynı insan beyni de öyledir. Mazide kalmış bir çok acı hatıra, üzüntü, stres ve korkular beyinde saklanmakta ve çoğu zaman bunların farkında olmamaktayız. Meşhur bir söz vardır; ‘’Allah affeder ama sinirler asla’’ bu söz çok doğrudur. Geçmişte yaşanan bir çok hatırayı beyin depolamaktadır. Ve beyin  yerli yersiz bir çok kayıtla dolmakta, eğer tedavi edilmesse beyin yorgunluğu ve durgunluğu gelişmektedir. Bu durumda unutkanlık ve hafıza bozuklukları kaçınılmazdır. Ayrıca konular ve olaylar arası kooperasyon ve bilişsel yorumlama da sağlıklı yapılamayacağı için yaşam için gerekli olan doğru sentez ve analizler de yapılamaz. Bu ise topyekun bir performans düşüklüğü ve başarısızlık getirir. Bu nedenle dünya da önemli firma yöneticileri ve CEO’lar muhtelif aralıklarla mesela birer ay ara ile TMS seansları alarak beyinlerini zinde ve enerjik tutmaktadırlar.</p>
<p>TMS uygulamasının sadece depresyon değil, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk, felç, alzheimer gibi hastalıklarda ve daha bir çok nöropsikiyatrik bozukluklarda başarıyla kullanılmaktadır.<br />
TMS, ayrıca beyinde yer işgal eden ve düşünce kıvraklığına engel olan zararlı ya da luzumsuz kayıt dosyalarını da elemine etmektedir. Bilincin önemsiz bularak geriye attığı bu kayıtlar, net hafıza da olmadıkları halde geri planda tutulur ve boş yere yer işgal ederler. Böylece genel bir zihinsel durgunluğa neden olurlar. Ancak şunu söyliyelim ki esas olan yeni hafıza kayıtlarında ki süratlilik ve performansdır. TMS yeni şeyler öğrenmede ve bunların kayıt altında tutulmasında kıvraklık ve süratlilik sağlar, kalıcı olmasını temin eder. Zaten bu sebepten alzheimer ve diğer demansiyel sendromların tedavisinde de kullanılmaktadır.</p>
<p>TMS’nin bir diğer faydası da, geçmişte yaşanmış ve yoğun olarak kayıtlandığı için sürekli bilinci rahatsız eden üzücü ve acı veren hatıraları, sürekli bilince gelmekten uzaklaştırması ve bu istenmeyen olaylar hatırlandığı halde acı vermez hale getirilmesidir. Kişi üzücü olayları hatırlar, bilir ama artık bilinci rahatsız etmez duruma geldiği için acı çekmez olur. Böylece geçmişte yaşanan ve bilinçli ya da bilinç altı anksiyete oluşturan hatıralar, kişiyi rahatsız etmez olur. Bu nedenle TMS, bir çok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde her geçen gün daha bir önem kazanmaktadır. Özellikle ilaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen depresyon ve panik atak hastalarına, TMS&#8217;yi şiddetle önermekteyiz. Literatürde ilaçlara dirençli birçok hastanın TMS  ile düzeldiğine dair sayısız örnek vardır. Ayrıca hamile olan ya da emzirme döneminde olup ilaç kullanması sakıncalı olan bayan hastaların güvenle kullanabileceği bir tedavi yöntemidir. Amerikan ilaç ve gıda dairesi (FDA) depresyon ve benzeri durumlarda TMS&#8217;nin güvenle kullanılmasına onay vermiştir.</p>
<p><strong>Dr Mehmet Yavuz</strong><br />
<strong>Nöroloji Uzmanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/beyin-resetlemesi-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Bağımlılığı ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/internet-bagimliligi-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/internet-bagimliligi-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:40:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Bağımlılığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Internet Bağımlılığı ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Bağımlılığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Bağımlılığı ve TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=650</guid>
		<description><![CDATA[Bu konu özellikle çocuklar için önemlidir. Çünkü erişkinlerde gördüğümüz internet bağımlılığı zorlanmadan üstesinden gelinecek bir durumdur. erişkinler nisbeten daha kolay kendilerini kontrol edebilirler ve sorumluluklarının bilincinde olurlar. İnternet Bağımlılığı, daha ziyade çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi olan 13-17 yaş arasında ciddi bir tehlikedir. Bu yaşlar aynı zamanda kimlik arayışının netleştiği, kişiliğin oturduğu dönemlerdir. Bu yaşlarda çocuklar [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/1221.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="122" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/1221.jpg" alt="" width="276" height="300" /></a>Bu konu özellikle çocuklar için önemlidir. Çünkü erişkinlerde  gördüğümüz internet bağımlılığı zorlanmadan üstesinden gelinecek bir  durumdur. erişkinler nisbeten daha kolay kendilerini kontrol edebilirler  ve sorumluluklarının bilincinde olurlar.</p>
<p>İnternet Bağımlılığı, daha ziyade çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi  olan 13-17 yaş arasında ciddi bir tehlikedir. Bu yaşlar aynı zamanda  kimlik arayışının netleştiği, kişiliğin oturduğu dönemlerdir. Bu  yaşlarda çocuklar daha bir hırçın ve agresif olurlar. Eğer onlarla  iletişim kurulamassa aile içi çatışmalar başlar. Bir yanda çocuklarının  geleceğini düşünerek endişelenen ebeveyn, diğer tarafta özgürlüğünün  kısıtlandığı ve eğlencesine izin verilmediğini düşünen ve bu sebepten  dolayı da aileden kopma noktasına gelen çocuk..</p>
<p>Aile, çocuklarını internet ve bilgisayardan uzaklaştırmak için sempatik  kanallar bulmalıdır. zor ve şiddet içeren davranışlar, yasaklamalar  proplemi çözmek yerine aksine daha da derinleştirebilir. Bu dönemde  çocuk, sevilmediğini ve aileden dışlandığını hissedebilir.</p>
<p>Çocuğu, bilgisayardan uzaklaştırmak için bilgisayarı saklamak, klavyeyi  gizlemek ya da programları karıştırmak doğru bir uygulama değildir.  Sınavlarının git gide bozulduğunu gören anne baba, paniğe kapılarak sert  önlemler almamalıdır. Diğer taraftan ne halin varsa gör gibisinden de  boş bırakılmamalıdır.<br />
Çocuklarda en çok gördüğümüz, internet bağmlılığı türü, oyun  bağımlılığıdır. Bu anlamda çevrede bilgisayar oyununa meraklı mutlaka  bir kaç çocuk daha vardır ve birbirlerinden hem etkilenirler hem de  sürekli iletişim halindedirler. Bu nedenle çocuğu oyun bağımlılığından  uzaklaştırmak ya da makul bir seviyeye getirmek için diğer ailelerle de  dayanışma içinde olunabilir.</p>
<p>İnternet bağımlılığı olan çocukla, ailede sözü dinlenen bir büyüğün  sempatik yoldan çocukla konuşması işe yarayabilir. Genelde bağımlı olan  çocuk, zaten durumunun farkındadır ve kendisi de bu durumdan çok  rahatsızdır. Ailenin sürekli bilgisayarla uğraşmaması konusunda yerli  yersiz uyarıları, çocukta zaten var olan anksiyetesini daha da  arttırabillir bu ise daha çok bilgisayara yönelmesine neden olabilir.</p>
<p>Bilgisayar oyunu oynamak, büyük ihtimalle takıntı haline gelmiştir. Oyun  dışındaki zamanlarda sürekli beyni, oynadığı oyunla ilgilidir.  Geçemediği level’leri düşünerek bir an önce bilgisayarın başına oturmak  için can atar. zaten böyle bir psikolojik tablodaki çocuğun bu haleti  ruhuye ile dersleri ile ilgilenmesi yüzeysel bir vakit geçirmeden öteye  gitmez. Çocuğu öncelikle bu takıntıdan kurtarmak lazımdır. Oyun  bağımlısı olan çocuk çoğu kez iradesi dışında yönelime girer. Sanki  beynindeki bir merkez onu , oyun oynaması için sürekli tahrik eder  durumdadır. Çocuk dersleri ile oyun müptelalığı arasına sıkışabilir bu  da yoğun anksiyete oluşturabilir. Hergün yarım saat ya da 1 saat oyun  oynayıp ,derslerime dönecem diye kendi kendine söz verse de çoğu kez  bunu başaramaz. Bu noktada profosyonel yardım ve destek şart hale  gelebilir.<br />
Tedavide bilişsel davranışcı teknikler ya da düşük dozlu antidepresanlar kullanılabilir.</p>
<p>bir diğer tedavi tekniği de son zamanların moda tedavisi olan TMS’dir.  TMS ile beyinin bağımlılık konusunda takıntı oluşturan merkezlerine bir  nevi resetleme yapılarak çözüme gidilebilir.</p>
<p>dr mehmet yavuz<br />
REEM Nöropsikiyatri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/internet-bagimliligi-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Migren ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/migren-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/migren-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:37:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Baş Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Nasıl Tedavi Edilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Migren Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Migren ve TM]]></category>
		<category><![CDATA[S rTMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=648</guid>
		<description><![CDATA[Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS) migren ağrısından sorumlu olan nöronal aşırı duyarlılığı ortadan kaldırdığı böylece migren krizlerine son verdiği belirlendi. Migren’in değişen aralıklarla gelen ve şiddetli ağrılarla karekterize bir baş ağrısı hastalığı olduğunu belirten, REEM Nöropsikiyatri Kliniği  Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, “Baş ağrısı bazen üç Gün kadar sürebilir. Migrenin gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde meydana getirdiği iş [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/migren.jpg"><img class="alignleft" style="margin-right: 10px;" title="migren" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/05/migren.jpg" alt="" width="249" height="202" /></a>Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS) migren ağrısından sorumlu  olan nöronal aşırı duyarlılığı ortadan kaldırdığı böylece migren  krizlerine son verdiği belirlendi.</p>
<p>Migren’in değişen aralıklarla gelen ve şiddetli ağrılarla karekterize  bir baş ağrısı hastalığı olduğunu belirten, REEM Nöropsikiyatri Kliniği   Nöroloji uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, “Baş ağrısı bazen üç Gün kadar  sürebilir. Migrenin gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde meydana  getirdiği iş gücü kaybının ekonomik faturası milyarlarca dolardır.  Migren ağrısından çeşitli mekanizmalar sorumlu olmakla beraber bugün  artık, nöronlarda ki aşırı hassasiyetin başlıca sebep olduğu  bilinmektedir. Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS) migren  ağrısından sorumlu olan nöronal aşırı duyarlılığı ortadan kaldırdığı  böylece migren krizlerine son verdiği son zamanlarda yapılan bir çok  bilimsel araştırma ile gösterilmiştir” dedi.</p>
<p>TMS uygulamasının, kriz esnasında ağrıyı geçirdiği gibi aralıklarla  uygulandığında ağrı nöbetlerinin gelmesini de önlediğini dile getiren Dr  Mehmet Yavuz,  şunları kaydetti;</p>
<p>“Migren ataklarının tedavisinde şimdilerde en çok triptanlar  kullanılmaktadır. Halbuki triptanlar, migrenli hastaların yüzde 40 da  etkisiz kalmaktadır. Ayrıca bu ilaçların kardiovasküler yan etkileri de  mevcuttur. TMS tedavisi bu alanda çok güvenilir ve yan etkisi olmayan  bir uygulamadır. Vücuda verdiği manyetik enerji çok düşük olup, MRI  çekimlerinin binde biri kadardır. Migren hastalığı, en çok aralıklarla  gelen gerilim baş ağrısı tabloları ile karışmaktadır. Gerilim baş  ağrılarında gerek triptanların gerekse diğer atak önleyici ilaçların  hiçbir etkisi olmaz ve işe yaramazlar. Halbuki TMS hem migren den hem de  gerilim baş ağrısından kaynaklanan ağrı ataklarının her ikisini de  ortadan kaldırmaktadır. Diğer taraftan migren ağrısı iyice yerleştiği ve  arttığı durumlarda atak önleyici ilaçların pek faydası olmamakta, kişi  ağrının dinmesini büyük ıstıraplar içinde günlerce beklemektedir.  İlaçlara cevap vermeyen böyle migren ağrılarında da TMS, ağrıları  yatıştırıcı rol oynamaktadır. Başda Ohio olmak üzere pek çok üniversite  de TMS’nin migren üzerinde ki etkilerini araştıran çalışmalar yapılmış  ve yukarda anlattığımız konuları destekleyen sonuçlar elde edilmiştir.  Ayrıca daha önce Depresyon tedavisinde FDA onayı alan TMS tedavisi, 2007  senesinde migren tedavisi için de FDA onayı almıştır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/migren-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüz Felci ve TMS (TMU)</title>
		<link>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/yuz-felci-ve-tms-tmu</link>
		<comments>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/yuz-felci-ve-tms-tmu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 17:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bell Felci]]></category>
		<category><![CDATA[Facial Paralizi]]></category>
		<category><![CDATA[Fasiyal Paralizi]]></category>
		<category><![CDATA[Felç]]></category>
		<category><![CDATA[Manyetik Stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[rTMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMS]]></category>
		<category><![CDATA[TMU]]></category>
		<category><![CDATA[Transkranial Manyetik Stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci Nasıl Tedavi Edilir]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felci Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felcinde Manyetik Şoklama]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felcinde Manyetik Stimülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felcinde Manyetik Uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felcinde Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Felcinde TMS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tms-tmu.com/?page_id=636</guid>
		<description><![CDATA[Yüz felci, özellikle bahar aylarında, çoğunlukla ani soğuğa maruz kalma ile ortaya çıkan ve yüzün bir yarımında görülen nörojenik bir tablodur (bell felci). Facial sinirin kafa kemiğinden çıkarken geçtiği dar kanalda sıkışması ile ortaya çıkar. Felç olan tarafta göz kapatılamaz ve açık kalır, ağız sağlam tarafa doğru kayar. Herhangi bir ağrı sızı pek olmaz ama [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/06/y%C3%BCz.jpg"><img class="alignleft" title="yüz" src="http://www.sinir.org/wp-content/uploads/2011/06/y%C3%BCz.jpg" alt="" width="279" height="181" /></a></p>
<p>Yüz felci, özellikle bahar aylarında, çoğunlukla ani soğuğa maruz  kalma ile ortaya çıkan ve yüzün bir yarımında görülen nörojenik bir  tablodur (bell felci). Facial sinirin kafa kemiğinden çıkarken geçtiği  dar kanalda sıkışması ile ortaya çıkar. Felç olan tarafta göz  kapatılamaz ve açık kalır, ağız sağlam tarafa doğru kayar. Herhangi bir  ağrı sızı pek olmaz ama görüntü açısından çok rahatsız edici bir  durumdur. Ağır durumlarda yemek yemede ve çiğnemede zorluklar olur.</p>
<p>Yüz felci, hastaların üçte ikisinde tama yakın düzelir. Düzelmeyen  vakalarda EMG çekilip operasyon planlanabilir. Fizik tedavi imkanları da  ilaç tedavisi ile beraber uygulanabilir.</p>
<p>Bazı yüz felci vakalarında, her türlü tedaviye rağmen iyileşme  olmayabilir ya da yetersiz olabilir. üzerinden 6  ay geçtiği halde  düzelme olmayan yüz felci vakalarında ilerleyen süreç içerisinde düzelme  olmaz. Ve iyileşmeyen yüz felci vakaları genelde yüz görünümünü  kurtarmak için estetik cerrahiye gider.</p>
<p>REEM Nöropsikiyatri Kliniği olarak, yüz felci geçirmiş ancak, en az  6  ay geçtiği halde hiç iyileşme olmamış 3 vakaya TMS uygulaması yaptık.  Daha önce dünya da böyle bir çalışma olmadığı için, hastalarımızdan  gönüllü olduklarına dair onay aldık. Sonuçta kaybedilecek bir şey yoktu.  Çünkü uygulayacağımız tedavinin bilinen bir yan etkisi yoktu.  Hastalarımıza size yeni denenmemiş bir tedavi uygulayacağız ama etkisiz  kalabiliriz dedik.</p>
<p>Uygulamada küçük TMS koilleri kullandık ve facial sinirin yüz  bölgesine çıkış yaptığı temporal nahiyeyi hedef aldık. Sonuç şaşılacak  kadar mükemmeldi. Hastalarımızın üçünde de en az %70 düzeyinde gelişme  ve düzelme oldu. Gözlerini rahatça kapatabiliyorlardı artık. Yüz  estetikleri düzeldiği için moralmende daha iyi duruma gelmişlerdi.</p>
<p>Deneysel anlamda yaptığımız bu küçük çaplı çalışma, iyileşmeyen yüz  felçlerinde  estetik amaçlı operasyonlardan önce repetitif TMS nin  denenmesi gerektiğini göstermektedir.  Biz 6 ay geçtiği halde hiç  düzelme umudu kalmamış , EMG de ya total ya da totala yakın ağır  nörojenik hasar veren vakalara uygulama yaptık. Birde yüz felci geçiren  ama kısmi düzelen hastalar vardır. Tedavinin bunlara da başarıyla  uygulanacağı açıktır.  Bu bulguların ışığında öyle tahmin ediyoruz ki,  yüz felci geçiren şahıslara düzelip düzelmeyeceği beklenmeden erken  dönemde TMS uygulandığı taktirde, hiç şüphesiz ki çok daha mükemmel  sonuçlar ve iyileşmeler olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.tms-tmu.com/tms-tmu/yuz-felci-ve-tms-tmu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
